Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Kahramanmaraş Depremleri Sonrası Hasar Tespit Yönetmeliği Değişti

6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından, başta Kahramanmaraş olmak üzere afetzede 11 ilde uygulanan ve büyük tartışmalara yol açan “çekiçli hasar tespiti” yöntemine ilişkin kritik bir adım atıldı.

6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından, başta Kahramanmaraş olmak üzere

Resmi Gazete’de yayımlanan yeni yönetmelikle, hasar tespitlerinde gözleme dayalı, hızlı ve yüzeysel analizler yerine mühendislik hesaplamalarına dayalı bilimsel yöntemler zorunlu hale getirildi.

Deprem sonrası hızla yapılan hasar tespitlerinde, bazı binaların “az hasarlı” olmasına rağmen “ağır hasarlı” gösterilerek yıkıldığı iddiaları uzun süredir kamuoyunu meşgul ediyordu. Denetim yetersizliği ve yetersiz incelemeler sonucu ortaya çıkan bu durum, vatandaşlar ve meslek odaları tarafından sert eleştirilere maruz kalmıştı.

22 Haziran 2025 tarihli ve 32934 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Afetler Sonrası Bina Hasar Tespiti Yapılmasına İlişkin Genel Kurallar Hakkında Yönetmelik” ile bu tartışmalara son nokta konuldu. Yeni yönetmelik, 6 bölüm ve 36 maddeden oluşan kapsamlı mühendislik kriterlerini içeriyor. Artık hasar tespitleri, bilimsel ve teknik verilere dayanarak yapılacak.

Yönetmelik kapsamında, binaların performans analizleriyle detaylı bir şekilde değerlendirilmesi esas alınacak. Özellikle yapı denetimi görmüş yeni binalarda verilen hasar kararlarının, “psikolojik” değil, tamamen bilimsel ve mühendislik temellerine dayanması zorunluluğu getirildi. Bu sayede, depremzedelerin mağduriyetinin önüne geçilmesi ve doğru hasar tespitiyle hem can hem de mal güvenliğinin sağlanması hedefleniyor.

Bu önemli adım, deprem bölgesindeki inşa ve yeniden yapılanma sürecinde şeffaflığı ve güvenilirliği artırarak, benzer mağduriyetlerin yaşanmaması adına kritik bir dönüm noktası olarak görülüyor.