Kurtul, tekstil sektörünün Türkiye ekonomisi için stratejik önemine dikkat çekerken, sektörde yaşanan dönüşüm ve kadınların karar mekanizmalarındaki rolüne ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Ekonomi Gazetesi’nin her yıl düzenlediği ve bu yıl da iş dünyasından birçok önemli ismin katıldığı panel, gazeteci Şeref Oğuz’un moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panelde konuşmacı olarak yer almaktan büyük mutluluk duyduğunu belirten Kurtul, kadınların sesini duyurabilmesi açısından bu tür platformların çok değerli olduğunu ifade etti.
“Tekstil sektörü Türkiye ekonomisinin temel taşlarından biri”
Konuşmasında Türkiye’de tekstil sektörünün büyüklüğüne dikkat çeken Kurtul, sektörün yaklaşık 1 milyon kişiye istihdam sağladığını ve yıllık 30 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirdiğini söyledi. Bu büyüklükte bir sektörden vazgeçilmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Kurtul, tekstilin Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir alan olduğunu dile getirdi.
Ancak sektörün bugün önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Kurtul, küresel rekabet, sürdürülebilir üretim zorunluluğu ve teknolojik gelişmelerin sektörün gündemini değiştirdiğini ifade etti.
Tekstil sektöründe artık sadece sipariş ve üretim planlarının konuşulmadığını belirten Kurtul, yönetim kurullarında çok daha farklı başlıkların gündeme geldiğini söyledi.
Kurtul, “Artık yönetim kurullarında yalnızca sipariş değil; sürdürülebilirlik, enerji verimliliği, dijitalleşme ve insan kaynağı gibi konular konuşuluyor. Bu dönüşüm sektörün geleceğini belirleyecek en önemli başlıklar arasında yer alıyor” dedi.

“Kadınlar üretimde var ama karar masasında yok”
Sektörde çalışanların yaklaşık yarısının kadın olduğunu ifade eden Kurtul, buna rağmen yönetim kademelerinde kadın temsilinin oldukça düşük olduğuna dikkat çekti.
Kadınların karar mekanizmalarında daha fazla yer almasının ekonomik kalkınma açısından kritik olduğunu belirten Kurtul, şu değerlendirmede bulundu:
“Tekstil sektöründe çalışanların yüzde 50’si kadın. Ancak karar masasında kadın sayısı hâlâ çok düşük. Kadınları bu sisteme dahil edemezsek gerçek anlamda kalkınmadan söz edemeyiz. Türkiye’nin atıl kalan en büyük ekonomik rezervi kadın emeğidir.”
Deprem bölgesinde kalkınma üretimle mümkün
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgenin yeniden ayağa kalkması için üretimin önemine değinen Kurtul, ekonomik toparlanmanın sadece inşaat faaliyetleriyle sağlanamayacağını vurguladı. Kurtul, “Deprem bölgesinde kalkınma betonla değil üretimle olur. Üretim ise kapsayıcı ve güçlü bir insan kaynağıyla büyür. Bu noktada kadınların ekonomiye katılımı hayati önem taşıyor” dedi.
“Üretmeden tüketmenin sonu fakirliktir”
Konuşmasının sonunda aileden gelen üretim kültürüne de değinen Kurtul, babasının sık sık dile getirdiği bir sözü hatırlattı.
“Babamın hep söylediği bir söz kulağımda: ‘Üretmeden tüketmenin sonu fakirliktir.’ Bu anlayış, hem sanayide hem de ülke ekonomisinde üretimin ne kadar kritik olduğunu bize her zaman hatırlatıyor” ifadelerini kullandı.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında gerçekleştirilen panelde kadınların iş dünyasındaki rolü, sürdürülebilir kalkınma ve ekonomik büyümede kadın emeğinin önemi farklı boyutlarıyla ele alındı.
Nazlı Ceylan Balduk Kurtul’un değerlendirmeleri ise özellikle tekstil sektöründeki dönüşüm ve kadınların ekonomideki potansiyeli açısından dikkat çekti.
