Özcan Çabukkurtul, 4 Nisan tarihinin bir veda değil; bir sadakat ve hatırlayış günü olduğunu belirterek şunları kaydetti; “4 Nisan… Sadece bir tarih değil; yüreğimizde derin bir sızı, hafızamızda silinmeyen bir izdir. Türk milliyetçiliğinin büyük lideri, Başbuğumuz Alparslan Türkeş’i ebediyete uğurladığımız bu günde; onun yokluğunu hâlâ ilk günkü gibi hissediyoruz.
Başbuğumuz; bir liderden öte, bir dava adamı, bir yol gösterici, bir gönül insanıydı. Onun sesi, bu milletin istikbali için atılmış bir çağrı; onun mücadelesi, Türk milletinin varoluş iradesiydi. Bizler onun evlatları olarak biliyoruz ki; o aslında hiçbir zaman aramızdan ayrılmadı. Her zor anımızda bir duruş olarak, her kararsızlığımızda bir pusula olarak yaşamaya devam ediyor.

Onun ‘önce ülkem ve milletim’ anlayışı, bugün hâlâ kalbimizin en derin yerinde yankılanmaktadır. Bu dava, onun bize bıraktığı en büyük emanettir.
Başbuğumuzun aziz hatırası önünde bir kez daha söz veriyoruz: Davamızdan dönmeyecek, emanetine leke sürdürmeyecek, onun açtığı yolda kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz. 4 Nisan, bizim için bir veda değil; bir sadakat ve hatırlayış günüdür. Bu vesileyle, Başbuğumuz Alparslan Türkeş’i rahmet, minnet ve sonsuz bir özlemle anıyorum. Ruhu şad, mekânı cennet olsun.”
