İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame, asliye ceza mahkemesince kabul edildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Nisan’da Şanlıurfa’da, 15 Nisan’da ise Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırılarının ardından çeşitli dijital platformlarda suç içerikli paylaşımlar yapıldığı iddiasıyla başlattığı soruşturmayı tamamladı. Soruşturma kapsamında 11’i tutuklu 13 şüpheli hakkında iddianame düzenlendi.
Kamuoyundaki Endişe Döneminde Yapılan Paylaşımlar İncelendi
İddianamede, iki şehirde yaşanan saldırıların ardından başka okulların da hedef alınabileceğine ilişkin kamuoyunda endişelerin arttığı dönemde Telegram’daki dört ayrı grupta yapılan paylaşımlar ele alındı. Mesajların okul saldırıları, öldürme eylemleri ve yeni saldırı olasılıklarıyla ilgili olduğu belirtildi.
İddianamede, mesajların içeriği ve paylaşım zamanlarının birlikte incelendiği aktarıldı. Buna göre söz konusu ifadelerin yalnızca hakaret veya genel nitelikli bir tartışma kapsamında değerlendirilemeyeceği, yaşanan okul saldırılarının ardından yeni saldırılar düzenlenebileceği yönünde açık tehdit ve korku oluşturabilecek nitelik taşıdığı kaydedildi.
Telegram gruplarında mesaj paylaşan kişilerin İstanbul Güvenlik Şube Müdürlüğü Kamu Güvenliği Büro Amirliği ekiplerince belirlendiği ve düzenlenen çalışmalar sonucunda yakalandığı bildirildi.
Grup Kurucusu: “Popülerlik Kazanınca Grup Açtım”
İddianamede, şüphelilerin emniyette verdikleri ifadelere de yer verildi. Şüpheli E.E., Telegram grubunu kendisinin oluşturduğunu kabul etti.
E.E., Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarının ardından ilgili oluşumun popülerlik kazanması üzerine bu isimle bir grup açtığını belirtti. Bu yolla çok sayıda takipçiye ulaşmayı hedeflediğini savunan E.E., söz konusu oluşumla herhangi bir bağlantısının bulunmadığını ileri sürdü.
Grubun adını daha sonra değiştirdiğini anlatan E.E., takipçileriyle birlikte bu hesabı reklam ve gelir elde etmek amacıyla kullanmayı planladığını ifade etti. Soruşturmaya konu olan mesajları kendisinin hazırlamadığını iddia eden E.E., paylaşımları aynı isimle oluşturulan ve 15-20 bin kişinin bulunduğu başka bir Telegram grubundan aldığını öne sürdü.
Mesajların suç unsuru taşıdığını bilmediğini savunan E.E., hesabını kullandığı sırada alkollü olduğunu ve takipçi sayısını artırmak için içerikleri kopyalayarak kendi grubunda paylaştığını belirtti. Hakkındaki suçlamaları reddeden E.E., olayın ciddiyetini gözaltına alındıktan sonra fark ettiğini ve pişmanlık duyduğunu kaydetti.
Diğer Sanıkların Savunmaları
Şüphelilerden E.T., 2025 yılında liseden mezun olduğunu ve herhangi bir işte çalışmadığını söyledi. Ailesiyle yaşadığını ve adli sicil kaydının bulunmadığını belirten E.T., Telegram hesabını yaklaşık bir yıl önce açtığını ifade etti.
E.T., grupta yaptığı paylaşımın amacının diğer üyeleri kızdırarak tartışma ve kavga ortamı oluşturmak olduğunu öne sürdü. Paylaşımı kara mizah ve eğlence amacıyla yaptığını savunan E.T., başka bir amacının bulunmadığını iddia etti.
Sanık T.Y. ise üniversite eğitimine ekonomik nedenlerle ara verdiğini, yeniden eğitimine devam edebilmek için para biriktirmeye çalıştığını anlattı. Bu süreçte zaman zaman elektrik tamiri ve tadilat işleri yaptığını belirten T.Y., elektronik ve yazılım programlama alanlarında yeterli bilgisinin olmadığını söyledi. T.Y., silahlara, öldürücü nitelikteki araçlara ve bilgisayar oyunlarına ilgi duymadığını da ifade etti.
13 Sanığa 2 Yıldan 4 Yıla Kadar Hapis Talebi
İddianamede E.E., T.Y., B.B., Ü.N., Z.C.D., E.T., D.A.E., F.A., H.Y., K.Y., S.B., V.F. ve Ö.D. sanık olarak yer aldı. Sanıkların, “halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit” suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
