Kayıran, bir fikre veya yapıya körü körüne ve aşırı bir tutkuyla bağlanmanın toplumda tahribat yarattığını belirterek, siyasetin ve sosyal medyanın ayrıştırıcı bir dilden uzaklaşması gerektiğinin altını çizdi.
“Mefkure Olmayan Yerde Vakar Olmaz”
Fanatizmin ve bağnazlığın kendi inancının zaferi uğruna başkasına tolerans tanımayan bir anlayışa dönüştüğünü vurgulayan Kayıran, şu ifadeleri kullandı: “Fanatizm; kendini yüceltme, kendisine benzemeyeni ise aşağılama ve yok etme temeline dayalı bir eylemdir. Bugün sosyal medya mecralarında sınır ve ölçü tanımayan bir fanatizmin dibine vurulmuş durumdadır. Bir mefkure (ülkü) uğruna hareket edilseydi orada fanatizm değil; vakar, makuliyet ve had bilme olurdu. Fikri bir duruş sergilenemediği için politik kaygılar ve mevcut durumu koruma telaşıyla bu fanatizm sürekli körüklenmektedir.”
“Siyasette Gerginlik ve Husumet Besleniyor”
Spordaki holiganizm benzeri yaklaşımların siyasete de sirayet ettiğini belirten Fatin Rüştü Kayıran, mensubiyetlerin fikir ve projeler yerine düşmanlık hisleri üzerinden şekillendirilmesini “kör bir taassup” olarak niteledi. Taassubun haklıya değil, mensup olunan tarafa körü körüne sahip çıkmak anlamına geldiğini hatırlatan Kayıran, en yapıcı eleştirilerin dahi muhakeme edilmeden linç kültürüne kurban edildiğini ve haysiyet cellatlığı yapıldığını belirtti.
“Küpte Ne Varsa Dışarı O Sızar”
Siyasette ve toplumsal ilişkilerde üslubun önemine dikkat çeken Kayıran, ecdadın ve gönül insanlarının öğretilerinden örnekler vererek açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Atalarımızın dediği gibi; ‘Küpte ne varsa, dışarıya o sızar.’ Bal küpünden sirke sızmayacağı gibi, ne yazık ki sergilenen bu hırçın tavırlar da iç dünyaların yansımasıdır. Bu toprakları mayalayan Mevlana’nın ‘İçini, dışından daha çok süsle! Dışın halkın, için Hak’kın baktığı yerdir’ sözü herkes için rehber olmalıdır. Siyasette ve toplumsal hayatta gerginlikten değil, makuliyet ve yapıcı eleştiriden yana bir duruş sergilemek şarttır.”
