Kahramanmaraş Eczacı Odası Başkanı Ebru Kaya, 2025 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) Tercih Kılavuzu’nun yayımlanmasının ardından eczacılık fakültelerine yönelik kontenjan kararlarına dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Kaya, son iki yıldır devlet üniversitelerinde yapılan kontenjan azaltımının doğru ancak eksik bir adım olduğunu belirterek, vakıf üniversitelerinin bu süreçten muaf tutulmasına sert tepki gösterdi.
“Kontenjan Azaltımı Olumlu Ama Tek Taraflı”
Ebru Kaya, yıllardır süregelen kontrolsüz kontenjan artışlarının ardından devlet üniversitelerinde yapılan azaltımın sevindirici bir gelişme olduğunu söyledi. Ancak bu uygulamanın yalnızca devlet kurumlarıyla sınırlı kalmasının adil olmadığını vurgulayan Kaya, “Bugün Türkiye’deki eczacılık kontenjanlarının yarısı neredeyse vakıf üniversitelerinde. Buna rağmen kontenjan düzenlemesi sadece devlet üniversitelerinde yapılmış. Bu durum eğitimdeki fırsat eşitliğini daha da bozuyor” dedi.
“Vakıf Üniversiteleri Payını Sessizce Katladı”
Kaya’nın verdiği bilgilere göre, 2012 yılında eczacılık fakültelerine ayrılan toplam kontenjanların yalnızca yüzde 20’si vakıf üniversitelerine aitken, 2025 itibarıyla bu oran yüzde 50’ye yaklaştı. Bu artışın denetimsiz bir şekilde gerçekleştiğini belirten Kaya, “Yeni mezun eczacıların istihdam sorunları her geçen yıl büyüyor. Fakülte sayısındaki artış değil, nitelikli eğitim ve istihdam politikaları öncelik olmalıdır” ifadelerini kullandı.

“Nitelikli İstihdam Öncelikli Olmalı”
Başkan Kaya, Türkiye’nin yeni fakültelere ya da artan kontenjanlara değil, halihazırda mezun olan eczacıların nitelikli ve sürdürülebilir istihdamına ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Kaya şu tespitlerde bulundu:
- Yeni fakülte açmak yerine mevcut eczacılık fakültelerinin eğitim kalitesi artırılmalı
- Altyapısı yetersiz üniversiteler yerine, niteliğe dayalı akademik gelişim desteklenmeli
- Kamu yararını gözetmeyen kontenjan artışları, mezun işsizliğini derinleştiriyor
- Gençlerin emeği, istihdam garantisi olmayan kontenjanlara feda edilmemeli
“Eczacılık Eğitimi Ticari Kaygılardan Arındırılmalı”
Eczacılık eğitiminin bir ticari faaliyet alanı olarak görülmesinin toplum sağlığı açısından tehlike oluşturduğunu ifade eden Ebru Kaya, “Eczacılık, yalnızca bir meslek değil; aynı zamanda halk sağlığının temel yapı taşlarından biridir. Eğitimde yapılacak her yanlış tercih, doğrudan toplum sağlığını etkiler” diyerek, bu alanda atılacak adımların dikkatle planlanması gerektiğini vurguladı.
“Vakıf Üniversiteleri de Denetlenmeli”
Kaya, açıklamasının sonunda yetkililere açık bir çağrıda bulundu:
“Kontenjan düzenlemeleri sadece devlet üniversitelerinin omuzlarına yüklenemez. Vakıf üniversiteleri de eşit ölçüde denetlenmeli, kontenjan planlamaları kamu yararına göre yapılmalıdır. Eğitimde adalet, meslekte güvenli bir gelecek anlamına gelir. Genç eczacılarımızın kaderi, ölçüsüz açılan fakültelere ve plansız kontenjanlara kurban edilmemeli.”
