Mahkeme heyeti, kararın oy birliğiyle alındığını belirterek, ceza tayininde Pamukkale Üniversitesi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun esas alındığını bildirdi.
Çelişkileri Pamukkale Üniversitesi Raporu Çözdü
Gerekçeli kararda; hem soruşturma hem de yargılama süreçlerinde toplam 4 ayrı rapor alındığı, ancak Pamukkale Üniversitesi bilirkişi heyetinin hazırladığı raporun dosyadaki tüm çelişkileri ortadan kaldırması sebebiyle hükme temel kabul edildiği vurgulandı.
Söz konusu raporda, binanın altındaki pastane sahipleri S.K. ve M.P.’nin yaptıkları tadilatlar nedeniyle kusurlu bulundukları ifade edildi. Heyetin ek raporuna atıfta bulunulan kararda, yapılan tadilatların tek başına yapının yıkılmasına yol açmayacağı; binanın en başından itibaren tüm yönetmeliklere uygun şekilde, müteahhit ve statik proje müellifinin kusuru olmadan inşa edilmiş olması halinde bu tahribatlı tadilatların yıkıma sebebiyet vermeyeceği, ancak mevcut tadilatların yapının deprem anındaki davranışını olumsuz etkilediği kaydedildi.
İddianamedeki ‘Olası Kast’ Neden ‘Bilinçli Taksire’ Dönüştü?
Sanıklar hakkında başlangıçta “Olası kast” suçlamasıyla iddianame hazırlandığını hatırlatan mahkeme heyeti, gerekçeli kararda bu suçlamanın neden “Bilinçli taksir” olarak değerlendirildiğini şu detaylarla açıkladı:
Kabullenme ve Olursa Olsun Mantığı Bulunamadı: Olası kastın oluşabilmesi için sanıkların sonucu sadece öngörmelerinin yeterli olmadığı, aynı zamanda bu sonucu kabullenerek “olursa olsun” mantığıyla hareket etmeleri gerektiği belirtildi. Dosya kapsamında sanıkların bu saikle hareket ettiklerine dair somut bir delil bulunmadığı aktarıldı.
Bilinçli Taksir Düzeyinde Sorumluluk: Sanıkların zemin kattaki tahribatlı tadilatlarla dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal ettikleri, öngördükleri sonucu istememekle birlikte “nasıl olsa olmaz” düşüncesiyle hareket ettikleri, bu nedenle eylemlerinin “bilinçli taksir” boyutunda kaldığı ifade edildi.
Cezada İndirim Yapılmadı: Firar Süreci Etkili Oldu
Mahkeme heyeti, ceza miktarının belirlenmesinde sanıkların kusur durumu ile hayatını kaybeden ve yaralanan kişi sayısını dikkate alarak alt sınırdan uzaklaşıldığını kaydetti.
Temel ceza belirlenirken, sanıkların eylemlerinin tek başına binayı yıkacak güçte olmamasının yanı sıra müteahhit ve statik proje müellifinin ağır kusurlarıyla birleşerek bir etki yarattığının gözetildiği vurgulandı. Öte yandan, olay sonrasında uzun süre firari durumda olan sanıkların pişmanlık gösteren bir davranış sergilemediklerine kanaat getirilerek, verilen cezalarda herhangi bir takdiri indirim uygulanmadığı belirtildi.
