Kireçci, özellikle finansal sıkışıklığın sanayi ve üretimle birlikte inşaat sektörünü de ciddi şekilde etkilediğini ifade etti.
Sektördeki daralmanın kısa vadede devam edeceğini öngördüklerini dile getiren Kireçci, mevcut ekonomik koşulların yılın üçüncü çeyreğine kadar etkisini sürdürebileceğini söyledi.
Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelere de dikkat çeken Kireçci, bölgeden Türkiye’ye yönelen sıcak para ve altın girişinin artabileceğine yönelik beklentilerin bulunduğunu, bu durumun özellikle yılın ikinci yarısında inşaat sektörüne olumlu yansıyabileceğini kaydetti.
Konut piyasasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kireçci, 2025 yılında konut satışlarının görece olumlu bir seyir izlediğini ancak yeni üretim tarafında temkinli bir yaklaşım benimsediklerini belirterek maliyetlerdeki artışa dikkat çekti.
2026 yılı başında inşaat maliyetlerinde yaklaşık yüzde 10’luk bir yükseliş yaşandığını, işçilik giderlerinin ise yıllık bazda yüzde 30 civarında arttığını dile getirdi.
Kireçci, yüksek enflasyon, döviz kurlarındaki dalgalanma, artan üretim ve işçilik maliyetleri ile birlikte düşen alım gücünün sektörde arz yönlü baskı oluşturduğunu belirterek, bu koşulların önümüzdeki dönemde konut üretiminde daralmaya yol açabileceği uyarısında bulundu.
