Kireçci, viral bir enfeksiyon olan bu hastalığın en dikkat çekici özelliği, Covid-19 gibi insandan insana kolayca bulaşmamasıdır. Virüsün temel kaynağını insanlar değil, fareler oluşturmaktadır. Özellikle sırtı siyah çizgili tarla veya orman faresi olarak bilinen kemirgenlerin tükürük bezlerinde yaşayan bu virüs, farelerin dışkısı, idrarı, tükürüğü veya ısırması yoluyla insanlara geçmektedir.” Dedi.
Hastalığın klinik tablosu ve Türkiye’deki geçmişi hakkında önemli veriler paylaşan Kireçci, hantavirüsün kendi seyrinde yüzde 10 ile 13 oranında bir ölüm riskine sahip olduğunu ifade etti.
Prof. Dr. Ekrem Kireçci “Ülkemizde ilk kez 2008-2009 yıllarında özellikle Zonguldak ve Bartın bölgelerinde görülen virüs, o dönemde 16 şüpheli vakanın 8’inde kesinleşmiş ve ölümlere yol açmıştır. İnsan vücuduna girdikten sonra ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getiren bu viral enfeksiyon, hem böbreklerde hem de akciğerlerde tutulum göstermektedir. Hastalık ilerleyen süreçte böbrek hasarına yol açabildiği gibi, solunum yollarında kuru öksürük ve kanlı ateşli vakalarla kendini belli etmektedir.” Diye konuştu.
Toplumda çok yaygın bilinmeyen bu hastalıktan korunmak için özellikle riskli alanlarda dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ekrem Kireçci, vatandaşların depo, tarla, metruk bina ve ormanlık alanlarda bulunurken tedbiri elden bırakmamaları gerektiğini söyledi.
Bu alanlarda yapılacak temizlik veya çalışmalar sırasında koruyucu ekipman kullanımının ve hijyen kurallarına uyulmasının hayati önem taşıdığını belirtti.
