Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Kahramanmaraş Depremi Sonrası Sismik Tehlike Değişti: Bektaş’tan Gaziantep ve Çevresi Uyarısı

6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin ardından bölgedeki sismik hareketliliği değerlendiren ünlü Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, sarsıcı bir gerçeğe parmak bastı. Bektaş’a göre 7,7 büyüklüğündeki dev sarsıntı bölgeyi rahatlatmak bir yana, stresi belirli noktalara transfer ederek yeni risk alanları oluşturdu.

6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin ardından bölgedeki sismik hareketliliği değerlendiren ünlü

Büyük Depremler Enerjiyi Yok Etmiyor

Sosyal medya üzerinden önemli açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Bektaş, büyük depremlerin ardından yaygın olan “enerji boşaldı, bölge rahatladı” algısının yanıltıcı olabileceğini vurguladı. Bektaş, Doğu Anadolu Fayı’nın kırılan kısımlarının nispeten sakinleştiğini ancak bu devasa enerjinin fay uçlarına ve komşu sistemlere taşındığını ifade etti.

Yeni Tehlike Hattı: Hatay ve Amik Ovası

Prof. Dr. Bektaş’ın paylaştığı güncel risk analizinde özellikle şu bölgeler öne çıkıyor:

  • En Yüksek Riskli Bölge: Hatay ve Amik Ovası hattı, deprem sonrası transfer edilen stres nedeniyle şu an en yüksek tehlike altındaki bölgeler olarak tanımlanıyor.
  • Kritik Fay Sistemleri: Ölü Deniz Fayı ve mevcut fay hatlarının uç noktaları, sismik açıdan eskisinden daha “hassas” bir konuma gelmiş durumda.
  • Orta-Yüksek Risk: Gaziantep ve çevresinin sismik risk düzeyinin “orta-yüksek” seviyede seyretmeye devam ettiği belirtiliyor.

“Rehavete Kapılmayın” Uyarısı

Deprem biliminde “stres transferi” kavramına dikkat çeken Bektaş, “Büyük depremler stresi bitirmez, adres değiştirir” diyerek vatandaşları ve yetkilileri uyardı. Bu durum, ana depremin yaşandığı noktalarda tehlikenin azalmış gibi görünmesine rağmen, komşu bölgelerde sismik alarmın devam ettiğini gösteriyor.

Bektaş’ın açıklamaları, deprem bölgesindeki imar ve hazırlık çalışmalarında sadece geçmişteki kırılmaların değil, enerjinin göç ettiği yeni adreslerin de titizlikle incelenmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.