Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Kahramanmaraş Pazarcık’taki 4.2’lik deprem sonrası Uzmanlardan “Amik Ovası” Uyarısı!

Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi, dün akşam saatlerinde meydana gelen 4.2 büyüklüğündeki depremle sarsıldı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, saat 21.27’de yaşanan depremin derinliği 8,53 kilometre olarak ölçüldü.

Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi, dün akşam saatlerinde meydana gelen 4.2 büyüklüğündeki

Depremin ardından Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada ilk belirlemelere göre sahada herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığını belirterek vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti.

“Karmaşık Tektonik Bölgede Stres Transferi Sürüyor”

Depremin hemen ardından bölgedeki sismik hareketliliği değerlendiren ünlü deprem uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, sarsıntının jeolojik arka planına dikkat çekti.

Pazarcık’taki depremin tesadüfi olmadığını belirten Bektaş, şu önemli analizleri paylaştı:

  • İki Büyük Fayın Kesişim Noktası: Sarsıntı, Doğu Anadolu Fayı (DAF) ile Ölü Deniz Fay Zonu’nun (ÖDF) birbirine yaklaştığı, tektonik açıdan son derece karmaşık ve hassas bir bölgede meydana geldi.
  • Büyük Depremin Mirası: Bu bölge, 6 Şubat büyük Maraş depremlerinin ardından yoğun bir stres transferine maruz kaldı. Dolayısıyla yaşanan bu hareketlilik, doğrudan iki dev fay sisteminin birbirini tetiklemesiyle ilişkili.

“Amik Ovası İçin Tehlike Geçmiş Değil”

Yaşanan 4.2’lik depremi büyük felaketin bir artçısı olarak nitelendiren Prof. Dr. Bektaş, güneydeki risk faktörüne dikkat çekerek kritik bir uyarıda bulundu:

“Bu sarsıntı, Doğu Anadolu Fayı ile Ölü Deniz Fay Zonu’nun komşuluk ilişkisi kurduğu o karmaşık yapının bir sonucu. Bizlere Amik Ovası’nın halen ciddi bir deprem riski altında olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Bölgedeki daha küçük çaplı artçı depremlerin dağılımını yakından takip etmek, gelecekteki sismik hareketleri öngörebilmek adına hayati önem taşıyor.”