“Rekabetçi Bir Avrupa Tarım-Gıda Sektörünün Yeşil Dönüşümü” başlıklı oturumda söz alan Karakoç, hem Türkiye’nin tarımsal konumuna hem de Avrupa ile sürdürülen iş birliklerine ilişkin net mesajlar verdi.
Karakoç, Avrupa’nın gıda sektöründe hedeflediği yeşil dönüşümün önemine işaret ederken, bu dönüşümün ulusal çıkarları zedeleyecek bir yapıya dönüşmemesi gerektiğini vurguladı. “Sürdürülebilirlik, egemenlikten vazgeçmek değildir” diyen Karakoç, her ülkenin kendi tarımsal üretim kapasitesini koruma hakkına sahip olduğunu hatırlattı.

“Türkiye, Avrupa’nın gıda güvenliğinde stratejik ortaktır”
Konuşmasında Türkiye’nin tarımsal potansiyeline dikkat çeken Karakoç, verimli topraklar ve geniş üretim ağıyla Türkiye’nin Avrupa için kritik bir gıda tedarik ortağı olduğunu söyledi. Ancak bu ortaklığın ancak eşitlik ve adalet temelinde sürdürülebileceğini dile getirdi.
Yeşil dönüşüm hedeflerine Türkiye olarak destek verdiklerini belirten Karakoç, ancak bu dönüşümün çiftçiyi zorlayan, üretimi gerileten tek taraflı yükümlülüklere dönüştürülmesine karşı olduklarını belirtti.

“Türk çiftçisinin emeği millî varlığımızdır”
Türk üreticisinin toprağından, emeğinden ve alın terinden taviz verilmesinin söz konusu olamayacağını vurgulayan Karakoç, tarım sektörünün sadece ekonomik bir alan değil, aynı zamanda ülkenin bağımsızlığının teminatı olduğunu ifade etti.
