Küresel jeopolitik krizlerin ve tedarik zincirindeki kırılmaların yaşandığı bir dönemde bu anlaşmanın kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Karakoç, projenin Türkiye’yi geleceğe taşıyacak stratejik bir hamle olduğunu ifade etti.
“Enerji Artık Sadece Elektrik Üretimi Değildir”
Konuşmasına Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitleri anarak başlayan MHP’li Karakoç, enerjinin günümüz dünyasındaki karşılığının değiştiğine dikkat çekti. Enerjinin artık yalnızca hane tüketimiyle sınırlı olmadığını belirten Karakoç, şu ifadeleri kullandı:
“Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin ve Sayın Cumhurbaşkanımızın yol başçılığında Türk ve Türkiye Yüzyılını adım adım inşa ettiğimiz bu günlerde enerji; egemenliğin, bağımsızlığın, milli güvenliğin ve iktisadi kalkınmanın en temel başlıklarından biridir. Hürmüz Boğazı’ndan Kızıldeniz’e kadar tüm geçiş hatlarının diplomatik ve siyasi gerilimlerle baskı altında olduğu bu dönemde, enerji yollarını yöneten ve yerli kaynaklarını tahkim eden ülkeler yarının dünyasında söz sahibi olacaktır. Enerji, milletlerin gücünü belirleyen stratejik omurgadır.”
Sivas ve Karaman-Taşeli Hattına Dev Yatırım
3 Şubat 2026 tarihinde Riyad’da imzalanan anlaşmanın teknik detaylarına da değinen Zuhal Karakoç, proje kapsamında Türkiye’de toplam 5.000 megavat kurulu güce sahip rüzgâr ve güneş enerjisi yatırımlarının hedeflendiğini müjdeledi. Karakoç, ilk aşamada Sivas ve Karaman-Taşeli bölgelerinde 1000’er megavatlık iki dev güneş enerjisi santralinin (GES) kurulacağını açıklayarak, “Anadolu’nun güneşini milli ekonomiye katan bu hamle, cennet vatanımızın imkanlarını Türk milletinin refahına bağlama kararlılığıdır” dedi.
“Dış Finansman, Türkiye’ye Olan Güvenin Kanıtıdır”
Projelerin dış finansman yoluyla hayata geçirilecek olmasının altını çizen Kahramanmaraş Milletvekili, küresel kriz bulutlarına ve ekonomik saldırılara rağmen Türkiye’nin güvenli bir yatırım limanı olduğunu kanıtladığını söyledi. Bu güven ikliminin oluşmasında Cumhur İttifakı’nın kararlı duruşu ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yürüttüğü başarılı enerji diplomasisinin büyük payı olduğunu aktardı.
Kamu Menfaati Üst Düzeyde Gözetildi
Anlaşma maddelerinin tamamen Türkiye’nin çıkarlarını koruduğunu belirten Karakoç, sözleşmedeki şu kritik detayları paylaştı:
Santraller için ayrılan alanların mülkiyeti EÜAŞ (Elektrik Üretim A.Ş.) bünyesinde kalacak.
Üretilen elektrik 30 yıl boyunca EÜAŞ tarafından satın alınacak.
30 yıllık işletme süresinin dolmasının ardından tüm tesisler bedelsiz olarak devlete devredilecek.
Bu maddelerin kamu menfaatini en üst düzeyde gözettiğini ifade eden Karakoç, projenin Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon vizyonuna ve 12. Kalkınma Planı hedeflerine doğrudan hizmet ettiğini belirtti.
“Her Doğru Adımın Yanındayız”
Karadeniz gazından Gabar petrolüne, Akkuyu Nükleer Santrali’nden Mavi Vatan’daki Çağrı Bey ve Yıldırım gibi sondaj gemilerinin faaliyetlerine kadar her çalışmanın aynı büyük amaca hizmet ettiğini vurgulayan Karakoç, “Biz milli menfaat temelinde dışa bağımlılığı azaltacak her doğru adımın yanındayız” diyerek MHP grubu olarak kanun teklifini desteklediklerini ilan etti ve Genel Kurul’u selamlayarak konuşmasını sonlandırdı.
