Uzmanların sunumlarında, saldırganlarda kadın düşmanlığı, pedofili ve zoofili içeriklere yönelim, insanlığa karşı derin bir nefret ile şiddet merkezli bir dünya görüşünün baskın olduğu vurgulandı.
AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplanan komisyon, saha çalışmaları ve taziye ziyaretleri kapsamında 12 Haziran’da Kahramanmaraş’a, 14 Haziran’da ise Şanlıurfa’ya gitme kararı aldı.
“Önemsenmeyen bireyler”
Gazi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Galip Yüksel, konuyu okul ortamı bağlamında ele almak gerektiğini belirterek şunları söyledi:
“Bu kişilerin genellikle o okulun öğrencisi ya da mezunu olduğu, böyle bir eylem potansiyeli taşıdığı çevresince bilinebiliyor. Ortak noktaları, önemsenmeyen bireyler olmaları. Türkiye’deki örneklerde de, ABD, Avrupa veya Rusya’daki benzer vakalarda da bu kişiler okulda akranları veya diğer sosyal ortamlarda dikkate alınmıyor.”
TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hilmi Demir ise okul saldırıları tanımının içine öğretmene yönelik saldırılar ve öğrenciler arasındaki çatışmaların da girdiğini, ancak Türkiye’de 2024’ten itibaren farklı bir profilin ortaya çıktığını ifade etti. Demir, bu yeni tipi literatürdeki karşılığıyla “manifesto bırakan toplu katiller” olarak nitelendirdi ve Batı’da sıkça rastlanan bu olgunun artık Türkiye için de ciddi bir risk oluşturduğunu vurguladı.

“İnsanlığa karşı derin bir nefret”
Saldırgan çocukların temel motivasyonlarından birinin insan nefreti olduğunu belirten Demir, şu çarpıcı değerlendirmelerde bulundu:
“Bu çocuklar yalnızca başkalarını değil, kendilerinden, ailelerinden ve içinde bulundukları toplumdan da nefret ediyor. Tüm çözümü şiddette buluyorlar. Şiddetin yüceltildiği, yok etmenin bir tür tanıtım aracına dönüştüğü metinlerle karşı karşıyayız. En önemlisi, belirli düşmanlık kalıpları gösteriyorlar.”
Demir, bu düşmanlık kalıplarının başında “incel” olarak bilinen kadın düşmanlığının geldiğini belirtti. Ardından pedofili sorununa dikkat çekerek, “13-14 yaşındaki çocuklar birbirleriyle pedofili videoları paylaşıyor. Bu küresel bir sorun. Polis tarafından yakalandıklarında ise yargı sistemimizin ceza ve ıslah konusunda yetersiz kaldığını görüyoruz. Bu tür siteleri işleten çocuklar onlarca kez alınıp salınabiliyor” dedi.
Hayvanlara işkence videoları övülüyor
Demir, çocukların aktif olduğu dijital platformlarda hayvanlara işkence eden görüntülerin yaygın şekilde paylaşıldığını ve övüldüğünü aktararak şöyle devam etti:
“Zoofili, yani hayvanlara yönelik şiddet içerikleri yüzlerce, binlerce kez paylaşılıyor. Bu platformlarda hayvanlara, toplumsal değerlere ve ahlaki yargılara karşı muazzam bir kin, öfke, nefret ve anarşizm söz konusu. Neyle mücadele ettiğimizi anlamamız açısından bu çok önemli.”
