Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası “Afetler Yaşam Alanlarımızı Her Geçen Gün Daha Fazla Tehdit Ediyor”

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3. yılı dolayısıyla yayımladığı kapsamlı basın açıklamasında, Türkiye’nin afetlere karşı hâlâ yeterince hazırlıklı olmadığını vurguladı. Açıklamada, afet risklerinin azaltılmasına yönelik yatırımların “maliyet artışı” olarak görülmesinin, can ve mal kayıplarını katlanarak artırdığı ifade edildi.

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin

Oda tarafından paylaşılan bilgilere göre, Birleşmiş Milletler Afet Risk Azaltma Ofisi’nin yayımladığı Küresel Afet Risk Azaltma Değerlendirme Raporu 2025 (GAR 2025), afetlerin ekonomik yükünün dünya genelinde hızla arttığını ortaya koyuyor. Rapora göre, 1970–2000 yılları arasında afetlerin yıllık ortalama maliyeti 70–80 milyar dolar seviyesindeyken, bu rakam 2001–2020 döneminde 180–200 milyar dolara yükseldi.

Türkiye’de de benzer bir tabloya dikkat çekilen açıklamada, 1999 Marmara Depremleri’nin ekonomik maliyetinin yaklaşık 17 milyar dolar olduğu, 6 Şubat 2023 depremlerinin maliyetinin ise Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından 103,6 milyar dolar olarak açıklandığı hatırlatıldı. TBMM Deprem Zararlarını Azaltma Komisyonu’nun 2023 tarihli raporunda ise bu rakamın 148,9 milyar dolara ulaşabileceği ifade edildi.

“Türkiye, Afet Kayıplarında Üst Sıralarda”

Uluslararası Afet Veri Tabanı (EM-DAT) verilerine de yer verilen açıklamada, Türkiye’nin afet sayısı, can kaybı ve etkilenen kişi sayısı açısından dünya genelinde üst sıralarda yer aldığına dikkat çekildi. Afetlerin yol açtığı kayıpların yalnızca ekonomik olmadığının altı çizilirken, özellikle gençler ve çocuklar başta olmak üzere on binlerce insanın yaşamını yitirmesinin telafisinin mümkün olmadığı vurgulandı.

Jeoloji Mühendisleri Odası, 6 Şubat depremlerinde resmi rakamlara göre 53 bin 537 yurttaşın hayatını kaybettiğini hatırlatarak, bu acıların tekrar yaşanmaması için afet risklerinin azaltılmasının zorunlu olduğunu belirtti.

“Üç Yılda Kalıcı ve Sistematik Önlemler Hayata Geçirilmedi”

Açıklamada, depremlerin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen, yaşam alanlarını daha dirençli hale getirecek kalıcı ve sistematik önlemlerin hayata geçirilmediği ifade edildi. Bunun yerine, rant odaklı düzenlemelerin gündeme getirildiği, zemin etütleri ve yapı güvenliği gibi hayati konuların denetimden uzak bırakıldığı savunuldu.

Deprem davalarının beklenen adaleti sağlamadığı, birçok dosyada “cezasızlık” algısının oluştuğu belirtilirken, bu durumun yeni felaketlerin önünü açabileceği uyarısı yapıldı.

Deprem Bölgesindeki Sorunlar Sıralandı

Jeoloji Mühendisleri Odası’nın saha incelemelerine dayandırdığı açıklamada, deprem bölgesinde yaşanan başlıca sorunlar şu şekilde sıralandı:

  • Kalıcı konutların geçici teslim edilmesi ve kiracıların konut sahibi olamaması nedeniyle toplumda umutsuzluk oluşması

  • “Hibe yoluyla yerinde dönüşüm” projelerinin artan maliyetler nedeniyle başarısızlığa dönüşmesi

  • Rezerv alan uygulamalarında hak kayıplarının yaşanması

  • Altyapı ve sosyal donatı eksiklikleri nedeniyle temel ihtiyaçlara erişimde sorunlar

  • Tarihi kent merkezlerinin çöküntü alanına dönüşmesi

  • Doğal ve kültürel mirasın korunamaması

  • Kaçak yapılaşmanın artması

  • Hasar tespit süreçlerindeki hatalar nedeniyle binlerce davanın açılması

  • Kırsal alanda yapılan köy evlerinin, köylülerin ihtiyaçlarına uygun olmadığı için boş kalması

“Yeni Bir Afet Yönetim Yaklaşımına Acil İhtiyaç Var”

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, mevcut gidişata dur demek için yeni bir afet yönetim anlayışının şart olduğunu vurguladı. Açıklamada, afetlerin “takdiri ilahi” değil, “takdiri idari” sonuçlar doğurduğu belirtilerek; kamu yararı, bilimsel ilkeler ve sosyal adalet temelli bir sistem çağrısı yapıldı.

Bu kapsamda TBMM’ye Afet Risk Azaltma Kanunu’nun acilen çıkarılması çağrısında bulunulurken, zemin etütlerini rant alanına dönüştürdüğü savunulan torba yasa teklifinin geri çekilmesi istendi. Ayrıca, yerel yönetimlerin ve meslek odalarının afet yönetim süreçlerine aktif katılımının sağlanması gerektiği vurgulandı.

“Afet Suçu” Tanımı Çağrısı

Açıklamanın dikkat çeken başlıklarından biri de “afet suçu” kavramı oldu. Oda, eksik ve hatalı uygulamalar nedeniyle can ve mal kayıplarına yol açanların hesap vermesi için Türk Ceza Kanunu’nda afet suçunun tanımlanması gerektiğini belirtti.