Depremin Ardından Gönüllü Teslim Olan Mahkumlar Sürgün Edildi
Öztunç, 6 Şubat depreminde Kahramanmaraş’taki cezaevlerinin ağır hasar gördüğünü ve bazı mahkumların can havliyle dışarı çıkarak ailelerinin yanına gittiğini hatırlattı. Ancak bu mahkumların daha sonra gönüllü olarak teslim olduklarını vurgulayan Öztunç, asıl mağduriyetin burada başladığına dikkat çekti:
“Mahkumlar kaçmadı, isyan etmedi, geri döndüler. Ama hâlâ ailelerinden uzak cezaevlerinde tutuluyorlar. Gariban aileler perişan. Depremde zaten her şeylerini kaybettiler. Şimdi de eşlerini, evlatlarını görmek için kilometrelerce yol gidiyorlar. Bu zulümdür, bu uygulama bir an önce düzeltilmelidir.”
Depremin yaralarını sarmaya çalışan ailelerin, bir de yakınlarını görmek için şehirler arası yolculuk yapmak zorunda kalmasının kabul edilemez olduğunu belirten Öztunç, bu durumun insani bir dram olduğunu ifade etti.
“En Son Umutlar Ölür”: Covid Affı Beklentisi Hüsranla Sonuçlandı
Konuşmasının devamında, kamuoyunda uzun süredir tartışılan ve Covid-19 salgını nedeniyle çıkarılacağı düşünülen af beklentisine de değinen Öztunç, insanların boş yere umutlandırıldığını dile getirdi. Kendi savaş muhabirliği deneyimlerinden yola çıkarak bir kitabına verdiği “En Son Umutlar Ölür” adının tesadüf olmadığını belirten Öztunç şunları kaydetti:
“İnsan ölüm döşeğindeyken bile yaşama tutunur. Covid affı günlerce konuşuldu, mahkumlar ve aileleri umutlandı. Ama sonuç hüsran oldu. İnsanların umutlarıyla oynanmaz. Bu durum bir an önce düzeltilmeli, komisyon bu konuda bir uzlaşı sağlamalıdır.”
Öztunç, yetkilileri bu konuda daha duyarlı olmaya ve mahkumların ile ailelerinin yaşadığı bu çifte mağduriyete bir çözüm bulmaya davet etti.
