Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
YAŞAR ERİKLİ
YAŞAR ERİKLİ

Elbistan’da Sessiz Çığlık: İstifaların Gerçek Sebebi Ne?

Elbistan’da son dönemde yaşanan istifalar, yüzeyde sadece bir parti içi huzursuzluk gibi görünebilir.

Ancak bu gelişmeler, aslında uzun süredir bastırılan, ötelenen, yok sayılan bir rahatsızlığın dışavurumudur.

Bugün yaşananlar ne bir tesadüf ne de ani bir kırılmadır. Bu; yıllardır biriktirilen öfkenin, hayal kırıklığının ve aidiyet yitiminin feryadıdır.

Yaklaşık yarım asır sonra CHP’nin Elbistan’da yerel yönetimi kazanması, bazıları için hâlâ bir uyarı niteliği taşımadıysa, sorunun ne kadar derin olduğu daha net anlaşılmalı.

Çünkü sadece bir seçim kaybedilmedi, halkın güveni de yitirildi.

Yerelde görev yapan, samimiyetle çalışan, yıllarını partiye ve halka adamış insanlar, artık bir bir istifa ediyor. Dikkat edin, bu istifalar bir son değil; bir dönemin kapanışı ve bir tavrın ifadesidir.

Peki, bu noktaya nasıl gelindi?

Sorunun merkezinde halkla bağını koparan, sahadan uzaklaşan ve partiyi “benim adamım” zihniyetiyle yöneten bir anlayış var.

Emek verenler değil, yakınlık kuranlar tercih edilir hale gelince, kırılmalar kaçınılmaz oldu.

Özellikle Elbistan’da sağlık camiasından başlayan ve ardından parti teşkilatına sirayet eden huzursuzluk, yalnızca bireysel kararlarla açıklanamaz. Bu, derin yapısal bir sorunun işaretidir.

Bir veya bir buçuk ay önce Elbistan Devlet Hastanesi Başhekimliği’nde yaşanan görev değişikliği, söylentilere göre siyasi baskıların ve kişisel dayatmaların ürünüydü. Peşinden, görevlerini layıkıyla yerine getiren bazı bürokratların yer değişikliği ya da görevden alınması, ilçedeki rahatsızlığın fitilini ateşledi.

Görevden alınanların ortak noktası neydi? Samimiyet, liyakat ve halkla iyi ilişkiler…

Ancak bu özellikler, nedense bazıları için tehdit olarak görülüyor.

İddiaların odağındaki isimlerden biri olan AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mevlüt Kurt’un, ilçedeki birçok gelişmeye doğrudan veya dolaylı etkisi olduğu konuşuluyor.

Yerel halk, son zamanlarda milletvekiline yönelik memnuniyetsizliğini yüksek sesle dillendiriyor.

Siyasi tepkilerin ardında ise sadece bireysel hatalar değil, partinin kurumsal kimliğine verilen zarar yatıyor. Halktan kopan bir siyasetin, tabanını da kaybetmesi kaçınılmazdır.

Elbistan’da yaşanan bu siyasi türbülans, aslında sadece AK Parti’nin değil, tüm siyasi aktörlerin ders çıkarması gereken bir tablo sunuyor.

Bugün sessizce görevini bırakanlar, yarın sesini yükselterek partiden kopabilir.

Sadakatle çalışan isimlerin kırılması, sadece bir kişinin değil; bir yapının zayıfladığını gösterir.

Bu zayıflık, sandığa da yansır; sokaktaki güvene de…

Sayın Mevlüt Kurt’a düşen sorumluluk şudur:

İstifalar yaşandıktan sonra değil, yaşanmadan önce nedenleriyle yüzleşmek gerekirdi. Teşkilat içinde oluşan boşluğu “telafi ederiz” kolaycılığıyla değil, “nerede hata yaptık?” sorusuyla doldurmak gerekir.

Çünkü bu yaşananlar, sadece birkaç kişinin ayrılığı değil; halkla bağ kuramayan bir siyasi çizginin iflasıdır.

Ve unutulmamalıdır:

Bu daha başlangıç olabilir. Sessiz kalmayı tercih eden nice dava insanı, inandıkları değerler uğruna bir gün konuşacaktır.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER