Bir anda tüm dünyamız değişti, hayatlarımız altüst oldu. Zengin fakir herkes bir bardak suya muhtaç oldu.
Deprem sadece insanları değil, şehrimizin hafızası olan tarihi eserleri de vurdu. Birçoğu ağır hasar alırken, bazıları tamamen yıkıldı. Bu büyük acıya yalnızca ülkemiz değil, tüm dünya da gözyaşı döktü.
Asırlar ötesinden, “Şehrin aşağısından gelen adam” Habib-i Neccar da bu felakete ağladı…
Habib-i Neccar, Hz. İsa’nın havarilerine ilk kucak açan kişi olarak anılır. Rivayete göre, MS 40’lı yıllarda Hz. İsa’nın havarileri Antakya’ya gelerek Allah’ın birliğini anlatmaya çalıştıklarında, onlara inananların başında Habib-i Neccar geldi. Pagan inancını terk edip havarilere katılan bu mü’min marangoz, halkı Hakka ve hakkaniyete davet etti.
Ancak halk, havarilerin mesajlarını kabul etmedi; onları şehre uğursuzluk getirmekle suçladı ve öldürmeye karar verdi. Havariler hapse atıldı. Habib-i Neccar ise halkı sakinleştirmeye ve hakikati kabullenmeye çağırdı; fakat çabaları sonuçsuz kaldı. Öfkeye kapılan halk, önce Habib-i Neccar’ı, sonra da havarileri öldürdü. Habib-i Neccar’ın kabri kendi adını taşıyan camiinin içerisindedir.
Habib-i Neccar Camiisi, Antakya’nın 638 yılında Müslüman Arapların eline geçtiği dönemde inşa edilmiştir. Bugünkü Türkiye sınırları içerisinde inşa edilen ilk cami olduğu kabul edilmektedir. Antakya’nın kalbinde yer alan bu mekânda, Habib-i Neccar ve havariler yaklaşık 2000 yıldır yatmaktadır.
Ne yazık ki, 6 Şubat 2023 depremi, kadim tarihimizin önemli bir parçası olan Habib-i Neccar Camii’ni de yıkmıştır. Şehrin hafızası niteliğindeki bu mekânlar, bizi biz yapan değerlerdir. Barınma ve diğer temel ihtiyaçların karşılanmasının ardından, bu tür tarihi ve kültürel yapılarımızın da bir an önce onarılması, bölge halkı için büyük bir moral kaynağı olacaktır.
Selam olsun sana Ya Habib-i Neccar!
Bu büyük felakette dostlarımızı, canlarımızı, kardeşlerimizi kaybettik. Şimdi senin yanındalar. Seni unutmadığımiz gibi onları da unutmayacağız. Yeriniz dolmayacak.
Her zorluk, beraberinde bir mücadele ve yeniden doğuş fırsatı barındırır.
6 Şubat depremi, yıkımın ardından gelen dayanışma, inanç ve kardeşlik gücüyle yeni bir geleceği inşa etme umudumuzu diri tutmaya devam ediyor.

YORUMLAR